Son bir yıldır yürürlükte olan düzenleme, turizm sektöründe çalışanların haftalık izin haklarını 11 güne kadar düşürerek çalışma yaşamında ciddi bir değişiklik yarattı. Bu düzenleme ile birlikte, emekçiler uzun çalışma saatleriyle karşı karşıya kalırken, sektör içinde çalışma şartları giderek daha da zorlaştırılıyor. Özellikle otel ve tur operatörü çalışanlarının, günlük ortalama 15 saate ulaşan yoğun mesai uygulamaları, yaşam kalitelerini ciddi şekilde olumsuz etkiliyor.
Sektördeki bu olumsuz gelişmeler, sendika ve insan hakları örgütlerinin tepkisini çekti. Sendikalar, düşük ücretler ve kötü barınma koşullarıyla birleşen ağır iş temposunun, çalışanlara adeta kölelik sistemini andıran bir yaşam dayattığını dile getirdi. Ayrıca, mobbing ve sendikal haklara yapılan sınırlamalar, sektördeki emekçilerin haklarının sürekli ihlal edilmesine neden oluyor. Uzmanlar, bu koşulların çalışanların fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerinde ağır sonuçlar doğurduğuna dikkat çekiyor.
Turizm sektöründe sürdürülen bu uygulamalar, sektörün içindeki gelir dağılımı adaletsizliklerini de gözler önüne seriyor. Çalışanlar, uzun mesai saatlerine rağmen düşük ücretlerle geçinmeye çalışırken, sektörün ekonomik kârları ise azalmıyor. Bu durum, sektör içindeki adaletsizlikleri ve çalışma koşullarındaki olumsuzlukları daha da derinleştiriyor. Birçok uzman ve çalışan temsilcisi, bu uygulamaların sona erdirilmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yetkililere çağrıda bulunuyor, sektör üzerinde daha adil ve insani bir düzenleme yapılmasının önemine vurgu yapıyor.
